TEKSTİLBANK | Ücretsiz Tez Ödev Proje Sunum | Türkiyenin Tekstil Döküman Bankası |

Orjinal Görünüm: Yünlü Mamullerin Ön Terbiyesi
Şu Anda Kısıtlanmış Görüntüleme Modundasınız. Orjinal Görünüm için, Buraya Tıklayın
Yünlü Mamullerin Ön Terbiyesi


Yün liflerinin yaklaşık yansını yün yağı ve yün teri başta olmak üzere yabancı maddeler oluşturmaktadır. Bu nedenle kirli yapaktan iplik yapmak mümkün olmadığından, yün lifleri daha elyaf halindeyken bir yıkamadan geçirilirler. Yapak yıkaması genellikle leviatan denilen 3-6 tekneli özel yapak yıkama makinelerinde kesintisiz olarak yapılır.
Yün teri suda çözüldüğünden, suyla uzaklaştırılabilir Yün yağının uzaklaştırılması için ise, sabun veya deterjan kullanılması gerekmektedir Yün liflerinde makromoleküller arasındaki tuz köprülerinin sayısı iso-tonik noktada (pH 4,9'da) en fazla olduğundan, yıkamalar pH 5 civarında yapılırsa, liflerin zarar görme ve keçeleşme tehlikesi en az olmaktadır. Fakat bu şekilde yıkanan yünler sert olduğundan, asidik ortamda yıkama pek yaygın bir uygulama alanı bulmamaktadır.
Yünlü mamullerin ön terbiyesi 4 ana başlık altında incelenmektedir. Bunlar;
• Yapak ve yünlü mamullerin yıkanması
• Karbonizasyon
• Ağartma
• Dinkleme
Bu işlemlerin yanında yünlü mamul üretimi için mamullrin görmesi gereken bazı filsaj işlemleri vardır. Bunlar ise ;
• Krablama
• Dekatür
• Sıcak su ile fiksaj
• Presleme
• Şardonlama
Fakat bu işlemler birer fiksaj ve dolayısı ile bitim işlemi olduğundan dolayı konumuz olan ön terbiye içerisinde değinilmeyecektir.

Yapak ve yünlü mamullerin yıkanması

Yün lifleri çok yüksek miktarda çer çöp yabancı madde ve kir içerdiklerinden dolayı selülozik esaslı liflerden farklı olarak lif halinde bir yıkamaya tabi tutulurlar. Kirli yün hayvanın cinsine yaşam alanına yetiştirilme koşulları gibi bir çok sebebe bağlı olarak değişen miktarlarda yağ , ter, bitkisel artık gibi maddeler içermektedir.
Bu maddelerden ter soğuk suyla bile çözülebildiğinden dolayı en çabuk uzaklaştırılabilen maddelerden birisidir. Suda çözünmeyen fakat birçok organik çözücü içerisinde kolayca çözünebilen yün yağının %60 a yakın bir kısmı sabunlaştırılabilirken geri kalan kısmı ancak emülsiyon oluşturularak uzaklaştırılabilmektedir. Bazlar tarafından sabunlaştırılan bu yağlar yıkamadaki sabun kullanımını ve tüketiminin düşmesinde önemli bir maliyet azaltıcı role sahiptirler. Yünlü mamullerin en az 3 4 defa yıkanma zorunluluğu , yıkamanın kalitesinin ürünün son halindeki müşteri beğenisini %100 etkilemesi sebebi ile yıkama yün ön terbiye işlemlerinin en önemlisidir.


Yünün yıkanmasını zorlaştıran ve dikkat edilmesi gereken bir işlem haline getiren en büyük sebepler şunlardır.
Yün lifleri yapısal özellikleri itibarı ile birbirlerini tutma özelliği gösterirler, bu durum fazla hareket ve mekanik zorlama durumlarında liflerin keçeleşmesini beraberinde getirir.
Yünler kimyasal yapıları itibarı ile bazlara karşı aşırı hassas fakat asitlere karşı dayanıklıdır. Bu sebepten dolay yapılacak bazik işlemler çok dikkat edilmeli , özellikle sıcaklığında yüksek olduğu durumlarda çok özenli bir işlem gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Emme tamburlu yıkama makinesi

Çözelti dıştan işe doğru tamburun delikli yüzeyi boyunca pompalarla devir daim edilir. Böylece yün tabakası yüzeye tutularak çözelti yün tabakasının içine emdirilir.

Karbonizasyon

Kirli yün liflerinde ağırlıkların %5-40 ı kadar bitkisel artıklar bulunmaktadır. Bu bitkisel esaslı maddelerin bir kısmı yıkama sırasında uzaklaşabilmesine rağmen bir kısmı uzaklaştırılamaz. Başta pıtrak olmak üzere gayet iyi tutunmuş maddeler yıkama ve mekanik diğer işlemlerle uzaklaştırılamaz. Yündeki bitkisel artıkları uzaklaştırmak için yapılan bu işleme karbonizasyon denir.
Karbonizasyon, yıkanmış yüne (yapağıya) veya yünlü kumaşlara uygulanabilir. Yapağı karbonizasyonunun avantajı bitkisel artıklardan arınmış liflerin, iplik haline getirilmesinin kolaylaşmasıdır Bunun yanı sıra pamuk veya viskon gibi selüloz lideriyle karıştırılacak yünün de daha yapak halinde iken karbonizasyonu şarttır Öte yandan yapak karbonizasyonunun daha pahalı olması ve karbonizasyon sonucu mukavemet kayıplarına uğrayan liflerden iplik yapımı esnasında verimin düşük olması nedeniyle kumaş karbonizasyonu da geniş bir uygulama alanı bulur.
Karbonizasyonun esasını, mamulün inorganik asitlerle veya ısıtılınca asidik özellik gösteren tuzlarla yüksek temperatürde işlem görmesi oluşturmaktadır. Bitkisel artıklar, asidin etkisiyle karbon ve su oluşturacak şekilde pirolize uğrarken yün lifleri önemli bir değişikliğe uğramamaktadır.

(C6H10O5)n 6nC + 5nH2O (H2SO4 katalizörlüğünde)

Asit veya asit tuzu olarak, çeşitli bileşikler denenmiş ise de bugün için en çok sülfürik asit kullanılmaktadır.
ister yapak ister kumaş halinde olsun, karbonizasyon 5 adımdan oluşur:

1. Asit emdirme
2. Ön kurutma
3. Kurutma ve kömürleştirme
4. Ufalama ve toz dökme
5. Durulama ve nötrleştirme


Asit ile Emdirme

Asit ile emdirme %4 5-7'lik sülfürik asit çözeltisiyle yapılır. Uygun bir ıslatıcı kullanıldığı taktirde bu konsantrasyon %3-3.5'a kadar düşürülebilir. Kullanılacak ıslatıcının gerek soğuk gerek sıcak asidik ortama dayanıklı olması gerekir.
Yapak karbonizasyonunda liflerde bulunan bitkisel artık miktarı yüksek olduğundan genellikle %4-6'lık(3-5°Be), kumaş karbonizasyonunda ise %1.5-4.5'luk (1.5-4"Be) sülfürik asit çözeltilerinin kullanılması tercih edilir.
Yün liflerinin atmosfer yapıları nedeniyle, asitlere belli bir afiniteleri olduğu ve yünün ağırlığının %4'ü kadar sülfürik asidi kimyasal olarak bağlayabileceği bilinmektedir Bitkisel artıkların ise sülfürik aside bir afınitesi olmadığından, bunlar yün liflerine nazaran daha az asit almakta ve bunu yalnızca fiziksel olarak tutmaktadır. Bütün bu hususlar arzu edilenin tersine bir durum yani, kömürleştirme adımına gelen liflerde, bitkisel artıklara nazaran oldukça fazla sülfürik asit bulunması sonucunu ortaya çıkarmaktadır Liflerdeki asit miktarının %5.5'tan fazla olması ise yün liflerinin zarar görmesine neden olmaktadır. Bu nedenle yapaklarda %8-10 kadar bir ağırlık kaybı sözkonusu olabilmektedir. Bu nedenle yapılan araştırmalarda, yün lifleri tarafından alınabilecek maksimal sülfürik asit miktarına erişmek için gerekli sürenin uzun olduğu, bitkisel artıkların ise alabilecekleri maksimal asit miktarına bir dakikadan daha az bir sürede eriştikleri ortaya çıkmıştır.

Yün liflerinin (64/70's) ve pıtrakların aldıkları asit miktarının, asitleme banyosu temperatür ve konsantrasyona bağlı olarak, daldırma (asitleme) süresiyle değişimi.


Şeklin incelenmesinden anlaşılacağı gibi 10°C’ da yapılacak bir asitleme işleminde, işlem süresini 30 saniyenin üzerine çıkarmak, bitkisel atıklar tarafından alınacak asit miktarını artırmazken, yün liflerinin alacağı asit miktarını %5'in üzerine çıkarmaktadır. Bitkisel artıkların kömürleşmesinin iyi bir şekilde sağlanabilmesi için, bunlardaki asit miktarının %2.5'in üzerinde olması gerekmektedir. Bu değere ulaşabilmek için, soğukta %7.5'lik asit konsantrasyonu gereklidir.
Sonuç olarak %7-7.5'lik sülfürik asit çözeltisiyle 10-15°C’ da 15-60 saniye süreyle yapılan bir asitleme klasik uzun süreli ılık asitlemelere göre daha iyi sonuçlar verir. Bu şekilde bir asitleme sonucu bitkisel atıklar %2.5'ten fazla, yün lifleri ise %5.5'ten az sülfürik asit aldıklarında kömürleştirme sırasında lifin zarar görme tehlikesi azalır.
Asitleme tekneleri, sülfürik asidin korozyona uğratması nedeniyle (V4A, 316 tipi) çelikten yapılmaktadır. Fiberglas lifleri (cam lifi) ile sağlamlaştırılmış Poliesterin kullanılması yönünde de çalışmalar vardır. Kesikli veya sürekli yöntemle çalışılabilir. Son yıllarda köpükle aplikasyon da yapılmaktadır.




Ön Kurutma

Asitleme teknesinden gelen yapak veya kumaşın üzerindeki flotte miktarı, bunlar kurutmaya girmeden önce bir ön kurutmadan geçirilerek, mümkün derece %40'lara düşürülmeye çalışılır.
ön kurutma sıkarak veya santrifüjleşerek yapılabilir. Merdaneler arası sıkma kesiksiz çalışmayı sağlaması bakımından avantajlıdır. Ancak tek merdane çifti yeterli olmadığından ardarda iki merdane çiftinden geçirilmesi uygundur. Santrifüjleme kesikli bir çalışma olmasına rağmen iyi bir ön kurutma etkisi sağlar Emme, sıkmaya nazaran daha pahalı bir işlemdir. Üstelik sıkma sırasında akan asit fazlası merdaneler altına koyulan eğik bir levhayla alınabilir.
Kurutma ve Kömürleştirme
Kurutma ve kömürleştirme, genellikle birkaç bölmeli bir kurutma makinasında birbiri ardınca yapılmaktadır Makinanın ilk bölmelerinde daha düşük temperatürlerde çalışılmakta ve burada kuruyan mamul kömürleştirme bölmesinde 100"C' ın üzerindeki temperatürlerde ısıtılarak üzerinde asit bulunan bitkisel artıkların, su kaybedecek şekilde pirolize uğraması ve kömürleşmesi sağlanmaktadır.
Yün lifleri üzerindeki asit miktarı %5.5'ten az ise, kurutmanın yüksek temperatürlerde yapılması büyük bir tehlike oluşturmaz Asit miktarı %5.5'ı ne kadar aşıyorsa ve lifler ne kadar ince ise, kurutma temperatürü de o kadar düşük tutulmalıdır
Yapılan araştırmalar yun liflerinin sülfürik asidin etkisiyle hidrolizinin ancak su mevcudiyetinde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle %15'in altına düşünceye kadar hızlı bir hava akımıyla seri bir kurutma yapılmalıdır.
Kurutma bölgesinden çıkan yündeki nem miktarı %3-4'e kadar düşmüş olmalıdır Kömürleştirme genellikle 95-110°C aralığında 2-10 dakika ısıtılarak yapılır Yündeki asit miktarı %5.5'ten az ise kömürleştirme temperatürü 140-150"C'a kadar çıkabilir. 3-4 dakika yapılan kömürleştirme sonucu bitkisel artıklar tamamen kömürleştikleri gibi kopma dayanımı da çok düşmemektedir. Ancak çok yüksek sıcaklıklarda sararma tehlikesi olduğu da unutulmamalıdır. Bu özellikle pastel boyanmış mamullerde önemlidir.



Ufalama ve Toz Dökme
Kömürleştirme bölgesinden çıkan yün lifleri bir taşıma bandıyla merdaneler önüne getirilerek, ağır öğütme merdaneleri arasından geçirilir. Sıcak ve kömürleşmiş olan bu bitkisel artıklar, kırılgan olduklarından merdaneler arasından geçerken ufalanmaktadır. Dişli tamburlu makinalarla taşınan yün bu arada döner bir elek levhaya bastırılmakta ve döküntüler düşmektedir.
Mamulün kuruluğu ve sıcaklığı ne kadar fazla ise, kırılganlık o kadar yüksek olmaktadır. Bu nedenle kömürleştirme bölmesinden çıkan sıcak ve kuru mamulün hemen ufalama ve toz dökme işlemine geçilmelidir.
Kumaş karbonizasyonunda ise genellikle dört tane metal merdane çiftinden geçirilir.
Dinklenecek ve şardonlanacak kumaşların ise ayrıca ufalama ve dökme işlemi yapılmayabilir. ince kamgam kumaşlarda ise, ufalamanın dikkatli bir şekilde yapılması gerekir.

3.2.5. Nötrleştirme
Karbonizasyondan geçmiş yünün üzerinde %4-8 kadar sülfürik asit bulunmaktadır. Bu şekilde üzerinde asit ile depolanacak yün zarar göreceğinden, bunun nötrleştirilmesi zorunludur. Ancak karbonizasyonun hemen ardından, bekletmeden boyama yapılacak ise ve boyama asidik ortamda yapılıyor ise nötrleştirme yapmadan boyamaya geçilebilir. Asit boyarmaddeleriyle yapılan boyamalar, boyarmaddenin tipine göre pH 3-6 arasında yapıldığından, karbonizasyondan çıkan mamulün ise pH'ı 2 civarında olduğundan, bu durumda boyamaya alınmadan önce mamulün iyi bir durulama ve hatta kısmi bir nötrleştirmeden geçirilmesi gerekir 1:1 metal kompleks boyarmaddeleriyle yapılan boyamalar ise yardımcı madde kullanılmıyorsa pH 1.9-2.1 arasında, kullanılıyorsa pH 2.2-2.4 arasında yapılmaktadır.
Boyama flottesinin pH ayarını zorlaştırmasına rağmen, nötrleştirme işlemine gerek kalmaması, dolayısıyla kimyasal madde (soda), su tüketimi ve yıkama makinelerinin kullanımını azalttığından bu şekildeki çalışmalara sıkça rastlanır.

Yünlü Mamullerin Ağartılması
Ağartma yün sektöründe pamuklularda olduğu kadar önemli ve sık uygulanan bir işlem değildir. Ağartma daha ziyade beyaz trikotajlar, açık tonlarda boyanacak kumaş ve trikotajlar ile basılacak yünlü mamuller için gereklidir. Bu durumlarda yünün doğal sarımtırak rengi rahatsız edeceğinden, bir ağartma işlemi ile giderilmesinde fayda vardır. Yünlü mamullerin yüksek derecede beyazlatılması zordur. Bunun için gerekli olan ağır koşullar altında lifler zarar görmektedir. Yünlü mamuller indirgen, yükseltgen veya birçok durumlarda da yükseltgen ve indirgen ağartmayı kombine ederek ağartılabilmektedir.
Ağartılmış yünlü mamullerin sonradan yine sararmaları durumu üzerinde titizlikle durulması gereken bir husustur. Sonradan sararma 3 ayrı nedenle olabilmektedir.
1. Işık etkisiyle
2. Yüksek temparatürlerde yapılan kurutma ve buharlamaların etkisiyle
3. Ağartmadan sonra yapılan asidik, bazik veya nötr sıcak terbiye işlemlerinin etkisiyle.
Ağartmada kullanılan maddelerin ve ağartma koşullarının da sonradan sararma üzerindeki etkileri büyüktür Bir genelleme yapmak pek doğru değişser de. indirgen bir ağartmadan geçirilmiş mamullerde sonradan sararma tehlikesinin, yükseltgen maddelerle ağartılmış mamullere nazaran daha düşük olduğu söylenebilir.

Dinkleme
Dinklemenin esası, yün liflerinin keçeleşme özelliğinden faydalanılarak kumaşın görünüm ve tutumunun değiştirilmesidir Bu tanımlamaya göre dinkleme bir bitim işlemidir Ancak dinkleme, ham yünlü kumaşın yıkamadan önce veya yıkamayla birlikte ya da yıkamadan hemen sonra gördüğü bir terbiye işlemi olduğundan, burada anlatılması uygundur.
Dinkleme sonucu kumaşlar yalnız az veya çok keçeleşmiş bir yüzey yapısı kazanmakla kalmazlar, aynı zamanda dokuma tekniği ile eldesi imkansız derecede sıkılaşırlar. Bunun sonucu olarak da, kumaşların bütün dayanımlarında bir artma olduğu gibi, rüzgar ve diğer dış etkenlere karşı koruma ve dolayısıyla sıcak tutma özelliği de artar Ancak kamgam kumaş ve bazı trikotajlar, yalnızca kumaşı iç gerilimlerinden kurtarmak ve böylece daha dolgun ve yumuşak bir tutum elde etmek amacıyla dinklenirler ki bu amaçla yapılan dinklemeler çok daha ılıman ve kısa süreli olmaktadır.

Dinklemenin nasıl yapıldığını anlayabilmek için, yünün neden keçeleşen bir lif olduğunu incelemekte fayda vardır Keçeleşme oluşumu türlü araştırıcılar tarafından değişik kuramlara göre açıklanmaya çalışılmış ise de tüm araştırıcılar keçeleşmede yün lifleri üzerindeki örtü hücrelerinin birinci derecede rol oynadığı hususunda fikir birliğine varmışlardır. Bilindiği gibi yün liflerinin dış tabakasını oluşturan örtü hücreleri, bir balığın pulları gibi birbirinin üstüne binmiş bir yerleşim göstermektedirler Bu yerleşimin sonucu olarak da yün lifleri kökten uca doğru düşük bir sürtünme direnci gösterirken, uçtan köke doğru pullar kalkacağı için yüksek bir sürtünme direnci göstermektedirler Liflerin bu şekildeki iki yönde farklı sürtünme özellikleri göstermeleri sonucunda yün lifleri dışardan bir kuvvetin etkisi altında lifin kökü yönünde hareketi tercih etmektedirler Pul tabakası iyi oluşmamış veya bozuşturulmuş yünlerin keçeleşme özellikleri çok düşüktür
Pul tabakasının her iki yöndeki sürtünme dirençleri arasındaki farklılık; yönlenmiş sürtünme etkisi olarak tanımlanır.
Yönlenmiş Sürtünme Etkisi = Uçtan köke sürtünme katsayısı - Kökten uca sürtünme katsayısıdır.
Yönlenmiş sürtünme etkisi yüksek olan lifler, daha iyi keçeleşir.
Pul tabakası yansıra liflerin keçeleşme özelliğini etkileyen önemli bir diğer faktör de, liflerin esneme veya büzüştürülme yeteneği ile esnemiş veya büzüştürülmüş liflerin eski durumuna dönebilme yeteneğidir.
Dışarıdan mamule bir kuvvet etki ettirildiğinde, liflerin pul tabakaları yönlerine göre, birbirlerine yaklaşmakta, karışmaktadırlar ikinci durumda mamulün esnemesi söz konusudur ve bu da mamulün yapısı nedeniyle sınırlı olduğundan, bir noktadan sonra esnemiş durumdaki lifin bir ucu karışık bölgeden kurtulmaktadır. Aynı anda lifi esneten etki de ortadan kalktığında, yine eski normal durumuna dönmek isteyen lifin serbest ucu kıvrılmakta, ilmik oluşturmakta ve böylece liflerin karışık ve sıkı durumda bulunduğu yeni bir bölge oluşumunu başlatmaktadır.

Şekil 57. Silindirli dinkleme makinesi
Silindirli dinkleme makineleri bugün için en yaygın olarak kullanılan tiplerdir. En önemli üç parçası, giriş ağzı(4). dinkleme merdaneleri (5-6) ve sıkıştırma kanalıdır (9)
Makinenin ali kısmına yığılmış olan kumaş halatı (12) Önce bir ayırma mazgalından (1) geçer Düğüm ve karışıklıklar açılır. Taşıma valsinden (2) geçen kumaş dinkleme merdanelerinin hemen önünde bulunan giriş ağzına (A) gelmektedir Sağ ve sol taraftaki iki yanakları oluşan bu parçaya boyun denilmekledir Yanaklar bir vidalı kol yardımıyla birbirlerine yaklaştırılıp uzaklaştırılabilirler. Giriş ağzının geniş veya dar tutulmasına göre de kumaş halatları yaygın veya enlemesine sıkışmış bir şekil almakla ve sıkma merdaneleri arasından da bu şekilde geçmektedir Dolayısıyla bu parçanın atkı yönündeki, dinkleme etkisinin ayarlanmasındaki rolü büyüktür.
Giriş ağzının hemen arkasında bulunan dinkleme merdaneleri (5-6) dökme demirden olup, uslu sentetik bir maddeyle kaplıdır. Merdanelerin çapı makinada dinklenecek mamule göre farklıdır. Hafif kumaşlar için küçük çaplı, ağır kumaşların yoğun dinklemeleri için de büyük çaplı dinkleme merdaneleri tercih edilmelidir. Bunlarda pnömatik VRVS hidrolik olarak basınç uygulanır.
Merdaneler arasından geçen kumaş halat sıkıştırma kanalına (9) girer Kanalın üst kapağı (10) inip kalkar pozisyondadır Böylece kanal çıkışa doğru az veya çok daralmakla merdaneler arasından gelen kumaş yığılarak Çözgü yönünde sıkıştırılmaktadır Sıkıştırma kanalının kapak hareketi de pnömatik veya hidrolik donatımla sağlanır.
Dinklenecek kumaşın durumuna göre dinklemeyi
1 Yağlı kumaşların dinklenmesi
2 Yıkanmış kumaşların dinklenmesı diye ayırmak mümkündür.

Yaygın olan çalışma şekli, yağlı kumaşların dinklenmesidir. Çünkü böylece bir yıkama daha az yapılmış olmaktadır. Kumaştaki yağların kayganlaştırıcı etkisinden ve konuları soda-sabun veya dinkleme maddelerinin yıkamayı destekleyici etkisinden faydalanılması bakımından da yağlı kumaşların dinklenmesi daha avantajlıdır Ancak bazı durumlarda dinklemenin yıkamadan soma yapılması gerekli olabilmekledir.
Örneğin ;
1. Çok kirli mamullerde kuvvetli bir dinkleme yapıldığında sıkılaşan kumaştan kirlerin hepsinin uzaklaştırılması sorun yaratıyorsa
2. Harman yağı olarak fazla miktarda makine yağı kullanılmışsa
3. Eğer kumaş diklemeden önce karbonizasyondan geçiyorsa
4. Özellikle kaba yünlü straygarn kumaşlarda yağlı dinkleme sonucu sıkı ve diri bir tutum oluşuyorsa, dinklemeden önce bir ön yıkama yapılmasında fayda vardır.

Krablama
Krablamanın özünü yünlü kumaşların düzgün bir durumdayken sıcak su ile işlem görmekleri ve soğutulmaları oluşturmaktadır.
Bu şekilde sağlanan bir yüzey fiksajı sonucunda :

• Kumaş daha sonraki yaş işlemler sonucunda daha az çeker hale gelir.
• İzleyen yaş işlemler sırasında kumaşta keçeleşme ve kırışıklık izleri kalma tehlikesi azalır.
• Kumaşta krablamadan önce yapılmış halat yıkama , dinkleme gibi işlemler sırasında oluşmuş kırışıklık izleri varsa bunlar giderilebilir.
• Kumaşın yüzey düzgünlüğü artar
• Liflerin şişmesi ve mamul yapışımı gevşemesi sonucu, kumaşın tutumunda olumlu bir gelişme meydana gelebilir

Dekatürden farklı olarak krablamada amaç genellikle ilk üç değişikliğin sağlanmasıdır,
Kırılma ve kırışıklık izi kalma tehlikesi fazla olan ve halat yıkama maktalarında yıkanacak kumaşlar, yıkamadan ünce bir krablamadan geçirilebilir. Ancak Krablama işlemi, kumaştaki harman yağı gibi yabancı maddelerin yıkama sırasında uzaklaştırılmasını zorlaştırdığından, hassas kumaşların önce Krablama sonra halat makına&ında yıkama yerine doğrudan geniş yıkama makinelerinde yıkanmaları tercih edilir
Krablanmış kumaşların keçeleşme özelliği azaldığından gericilikle krablama dinklemeden sonra yapılır.

Yıkama dinkleme, karbonizasyon, ağartma, boyama gibi çok sayıda yaş işlemden geçirilecek hassas kumaşların, gerek bu işlemler sırasında deforme kırık izlerini gidermek gerekse izleyen yaş işlemler sırasında deforme olmasını önlemek için, çeşitli yaş işlemler sırasında birden fazla krablama yapılması da söz konusudur.




Krablama sonucu sağlanan fıksaj etkisi 1. derecede ,

1. Krablama temperatürü ve süresi
2. Krablama suyunun pH'ı
3. Kumaş yüzeyine etki eden basınç
4. Soğutmanın yapılışı gibi etkenlere bağlıdır.

Krabrama temperatürü ve Süresi
iyi bir. krablama etkisi için krablamanın kaynar suyla yapıfrftasr gerekir. Ancak yıkanmış ve renksiz kumaşlar dışında kaynar suyla krablama pek mümkün oimam&ktaüır. Renkli kumaşlarda temperatür yükseldikçe boya akma tehlikesi artmaktadtr Yıkanmamış kumaşlarda ise temperatür yükseldikçe kumaştaki yağ ye yabancı maddeler pişmekte ve daha sonra yapılan yıkama sonucunda uzaklaştırılmaları zorlaşmaktadır Bu nedenle kumaşların krablanması düşük tempecatürde yapıldığı gibi krablama suyuna az miktarda yağ çözücü veya soda az) ilave edilir.

Krablama Suyunun pH'ı
En iyi fıksaj etkisi hafif bazik ortamda, örneğin %2'lik boraks çözeltisiyle pH %2'de sağlanabilmektedir Bu ortamda tuz köprülerinin sayısı azaldığından ve kopan sistin köprülerinin sayısı arttığından, krablama ve sonunda yapılan soğutma ve nötrleştirme sırasında fıkse edilmiş duruma uygun şekilde oluşan yeni köprü bağlan miktarı yüksek olmaktadır.
pH 5 civarında ise, köprü bağları sayısı arttığından ve sistin köprülerinin hidrolıtik parçalanması azalacağından sağlanabilecek fıksaj etkisi de düşmektedir Aynı şekilde daha düşük pH'larda yapılacak krablama sonucu sağlanacak fiksaj etkileri de düşük olmaktadır. Çünkü her ne kadar tuz köprüleri sayısı azalmakta ise de sistin köprülerinin hidrolitik parçalanmsı da zorlaşmaktadır
Kumaş Yüzeyine Etki Eden Basınç

Fiksaj etkisinin artırılması için krablama sırasında uygulanan basıncın artırılması gerekir Ancak bu durum kumaşın tutumunu bozabilir Yüzeyi kabartmalı kumaşlarda fazla basınçtan sakımlmalıdır. Fakat diğer taraftan sargının çok gevşek olması halinde kumaşın kenarlacı diğer kısımlara nazaran farklı fıkse olabilmekte, bunun sonucu olarak da kenarlarda büzüşme ortaya çıkabilmektedir

Soğutmanın Yapılışı

Soğutmanın yapılışı fiksaj derecesini etkilediği kadar hatta daha da fazla kumaşın tutumunu etkiler
Kumaş islenen sure sıcak su içerisinde döndürüldükten- sonra suyun ısıtılması kesilir ve sargı soğumaya bırakılabilir(dönerek) Ancak soğutma süresi çok uzundur, bu nedenle pek kullanılmaz Fakat kumaş oldukça yumuşak bir tutum kazanır
Diğer bir yol da, sıcak su içerisinde dönme bittiğinde kumaşı soğuk su içerisinden geçirerek açmaktır Soğuyan kumaşın istiflenmesi mümkünse
de levende sarılarak ve döndürülerek 12 saate yakın bekletmeye bırakılması çok daha iyi sonuçlar verir.
3.5.3.Krablama Makinaları
Basit bir krablama makinası bir tekne ve iki silindirden oluşur. Teknenin alt kısmındaki kılavuzlama valsiyle, kumaş sarılmaya başlamadan önce sıcak suyla ıslanması sağlanır Üst silindir gerek sarım gerek sargının sıcak su içerisinde dönmesi esnasında alt silindire dolayısıyla kumaş sargısına ayarlanabilen bir basınçla bastırır.


iki silindirli krablama makinesi

Düzgün bir fiksaj etkisi için kumaşın enine iyi bir şekilde açılmış olarak düzgün bir şekilde sarılması zorunludur Bu nedenle krablama makinalarının girişinde etkili bir enine açıcı bulunur.
Basınç ve temperatür farkı nedeniyle sargının iç kısmında kalan kumaş ucu ile dışta kalan kumaş ucu arasında farklı düzeyde fiksaj olabilir. Bu nedenle sargı belirli süre (10 dak ) sıcak su içerisinde döndürüldükten sonra, dış uç içe, iç uç dışa gelecek şekilde yeniden sarılıp aynı süreyle sıcak su içerisinde döndürülmelidir Bunun için genellikle iki krablama makinası yanyana çalışır veya çift krablama silindirleri kullanılır.
Sargı oluşturularak çalıştırılan krablama makinalarında verim düşük işçilik yüksektir. Bu nedenle kesiksiz çalışan krablama makinaları geliştirilmiştir. Kesiksiz çalışan bir krablama makinasında, enine açık kumaş, içinde sıcak su bulunan birkaç tekneden geçer veya 160°C' daki basınçlı buhar beslenerek 1 dakikadan kısa sürelerde fiksaj yapmak mümkündür. (Kumaş yüzeyindeki sıcaklık 100°C civarındadır)

Dekatür
Dekatür. yünlü mamullerin terbiye dairesinde gördüğü en son işlemlerden birisidir Dekatürde amaç kumaşı dikime hazır bir duruma getirmektir Dekatürde ,

• Kumaşın boyutsal stabilitesini kazanacak şekilde fikse olması
• Kumaşın parlaklığının istenen yönde ayarlanması
• Kumaşın tutumunun istenen yönde ayarlanması
• Kumaşın daha önce gördüğü şardonlama, yatırma, presleme gibi işlemler sonucu kazandığı özelliklerin fikse edilmesi sağlanır.

Yün liflerinde makromoleküller arası bağların koparılmasının buhar veya sıcak suyla sağlanmasına ve bağların yeniden oluşması için gerekli soğutmanın da soğuk hava veya soğuk suyla yapılmasına göre iki ana tıp dekatür vardır.
1. Kuru Dekatür Kumaş içerisinden önce buhar sonra soğuk hava emilmektedir
2. Yaş dekatür kumaş içerisinden önce sıcak su sonra soğuk su emilmektedir
Referans URL