11-01-2008, 12:53 PM
DOKUMUŞ KUMAŞLARDA
BURUŞMAZLIK DERECESİNİN TAYİNİ
DENEY RAPORU
1.AMAÇ
Selülozik liflerden yapılmış tekstil materyallerinin kalite özellikleri şişme , çekme ve buruşma özellikleri ile yakından ilgilidir. Kumaşlara uygulanılan diğer mekanik testler gibi bu teste de belli bir fiziksel etki altında kalan kumaşın bu etkiye karşı performansı ölçülecektir. Burada ölçülmek istenen çeşitli hammaddelerden üretilmiş her türlü dokuma kumaşın kullanım sırasında maruz kaldıklar etkilere karşı buruşmazlık derecesini ölçmektir. Bilindiği gibi her kumaştan her türlü etkiye karşı aynı performansı göstermesi beklenemez. Bu tür özellikler kullanılacakları yere göre önem kazanır.
2.GENEL BİLGİLER
Bu deneyde TS 390 “ Dokunmuş Kumaşlarda Katlanma Açısının Ölçülmesi Yoluyla Buruşmazlık Derecesinin Tayini” adlı standart esas alınmıştır.
İlk olarak selüloz liflerinden yapılmış mamullerin niçin buruştuğunu ve ıslanınca niçin çektiğini anlatacağım:
Su ve bir çok kimyasal madde kristalitlerin içerisine nüfuz edememekte , ancak amorf bölgedeki kristalitlerin yüzeyindeki selüloz makromolekülleriyle reaksiyona girebilmektedir. Kristalitler , fibriller lif eksenine oldukça paralel bir şekilde bulunduklarından , bunların arasına giren boşluklara giren su molekülleri , liflerin ve dolayısıyla ipliklerin kesitlerinin şişmesine yol açmaktadır. İpliklerin kesitlerinin şişmesi ise kumaşların çekmesine neden olmaktadır.
Kumaşı oluşturan tekstil liflerinin içindeki lif elementleri , yani kristalitler mikrofibriller ve makrofibriller bir denge halinde bulunmamaktadırlar. Dışarıdan herhangi bir kuvvet etki ettiğinde , lif elementleri bu kuvvetin etkisiyle birbirine göre kayarak yeni bir denge meydana getirirler. Etki eden kuvvet kalktığında , yeni meydana gelmiş olan denge tamamen eski haline dönemediğinden de , mamul buruşmuş olur.
Su moleküllerinin kristalitler arasına girmesi zorlaştırılırsa , liflerin şişmesi ve dolayısıyla kumaşların çekmesi ; lif elementlerinin birbirine göre kayması zorlaştırılırsa , kumaşların buruşması önlenmiş olmaktadır. Bunun için iki olanak vardır:
a) Lif elementleri arasındaki boşluklar , yani amorf bölgeler herhangi bir maddeyle doldurulursa , buralara su girmesi zorlaşacağı gibi , bir kuvvet etkisi altında lif elementlerinin birbirine göre kayması da zorlaşmış olur.
b) Mamul , selüloz makromolekülleriyle reaksiyona girebilen bifonksiyonel bileşiklerle muamele edilirse lif elementleri arasında köprü bağları meydana gelmektedir. Böylece lif elementlerinin hareketliliği kısıtlanmış olur.
Buruşmazlık maddeleri bu iki yöntemden birine göre reaksiyon vermektedir. Bu maddelerden istenen başlıca özellikleri şöyle sıralayabiliriz :
- Kontrol edilebilen reaktivite
- Yüksek kalıcı ütü izi değerleri
- Düşük çekmeler
- Düşük aşınma kaybı
- Düşük gerilme ve yırtılma mukavemeti kaybı
- Apre maddesi ve apreli kumaşın hidrolize karşı direnci
- Yüksek kuru ve yaş buruşmazlık değerleri
- Apreli kumaşın klora karşı direnci
- Yumuşak veya tok tutum
- Boyalı kumaşlarda renk tonu veya haslık özelliklerine etki etmeme
- Reaktif veya direkt boyalarla boyanmış kumaşların özellikle kritik ışık haslığı özelliklerini azaltmama
- Kumaşın beyazlığını etkilememe
- İyi absorblama özelliği
- Apreli kumaştan açığa çıkan formaldehitin az olması
- Ekonomik ve kolay uygulama metodları
Buruşmazlık bitim işleminde kullanılan yardımcı madde konsantrasyonunun tekstil mamulünun bazı özelliklerini nasıl etkilediği aşağıda verilmiştir:
• Mukavemet : Buruşmazlık maddesi ile işlem görmüş kumaşlarda mukavemet kayıpları meydana gelmektedir. Bunun sebebinin selüloz makromolekülleri arasında meydana gelen çapraz bağların esnekliği azaltması olarak düşünülebilir.
• Boyut değişimi : Buruşmazlık bitim işlemi selüloz liflerinin makromoleküllerinin yerleşim düzenlerinde bazı değişikliklere neden olduğundan boyut değişimini etkileyip kumaşı daha stabil hale getirmektedir. Kumaştaki çekme miktarı , artan buruşmazlık maddesi konsantrasyonuyla azalmaktadır.
• Esneklik : Buruşmazlık maddesi konsantrasyonu arttıkça hem atkı hem de çözgü yönünde esneklik azalmaktadır. Çünkü selüloz makromolekülleri arasında oluşan çapraz bağlar esnekliği azaltmaktadır.
Pamuklu kumaşlarda buruşmazlığı ve kırışıklığı etkileyebilecek diğer bir faktörde merserizasyondur. Özellikle asitle muamelede pamuk lifleri şişmeye maruz kalacaktır. Şişme sonucu liflerde kırışma riski artacaktır.
Bir dokuma kumaş ne kadar sık dokunmuş ise ,iplik ne kadar sıkı bükümlü ise, buruşmaya eğilim de ham maddeye o denli az oranda bağlı olur. Elyaf ne kadar sert ise, kumaş o kadar fazla buruşur ve kırışıklık izleri o denli zor düzelir (keten gibi sak liflerinde ), elyaf ne kadar esnekse , kumaştaki buruşukluk o denli çabuk ortadan kalkar.
Bu deneyde buruşmazlığı ölçerken baz alacağımız değerler çeşitli zamanlardaki ölçülen veya hesaplanan açılar yani buruşmazlık açıları ve sonrasında hesaplanan buruşmazlık derecesidir.
Katlanmazlık açısı kumaşların buruşmazlık yeteneğinin belirlenmesine yarayan niceliktir.
Katlanma açısı ; çözgü ve atkı istikametinde alınan numune kumaşların ,180 derece katlanıp üzerlerine ağırlık koyulup ,bu ağırlık ile bir süre bekleyip, sonra bu ağırlık alındıktan sonra düzelerek, eski hallerine dönerken oluşturdukları açıdır. Ölçülmesi oldukça hassas bir durumdur. Bu deneyde kullanacağımız bir diğer terimde fırlama açısıdır.
Fırlama açısı; numune üzerindeki ağırlık kaldırıldıktan hemen sonraki (0,01 sn) açı değeridir. Ölçümü yapılamaz. 0 ile gösterilir.
log 0 = log 60 – 3,5 log 60 ile hesaplanır.
5
Burada belirtilen 5 yük kaldırıldıktan 5 dakika sonraki açı , 60 ise 60 dakika sonra ölçülen açıdır. Buruşmazlık derecesi ise kumaşın çeşitli etkiler sonucu buruşma durumunu gösteren % cinsinden birimsiz bir büyüklüktür. Buruşmazlık derecesinin formülünü yazacak olursak :
0 . 60
% K = . 100 dür.
1802
3.DENEY DÜZENEĞİ
Deneyde yalnızca numuneleri arasına koymak için lamlar , numuneler arasına konulan ince kağıtlar,istenilen ölçüde numune almak için şablon makas ve 500’er gramlık ağırlıklar kullanılmıştır. En son katlanma açılarını ölçmek için de telli bir iletki kullanılmıştır. Bu aletler bizim deneyimizde yani ölçme metodu kullanılmadan yapılan yöntemde kullanılmaktadır.
4.DENEY NUMUNESİ
Deneyde polyester / pamuk karışımı hammaddeli dokunmuş kumaş kullanılmıştır. Numune alınırken ilk önce çözgü,atkı yönü ve kumaşın tersi yüzü belirlendi. Aldığımız numuneler kumaş kenarından en az 10 cm içerisinden alındı. Çünkü kumaş kenarı her zaman daha zarar görmüş patlaklara , yırtıklara, (cımbardan dolayı) ve kırışıklıklara rastlanabilecek bölgedir. Daha sonra hem çözgü yönünde hem de atkı yönünde 4’er adet toplam 8 adet numune alındı. Numuneleri alırken aynı zamanda kırışık ,hatalı yerlerden alınmamasına ve deney varyasyonunu artırmak için farklı çözgü , atkı iplikleri gelecek şekilde alınmasına dikkat edilmiştir. Deney numunesinin boyutları 10x5 cm olarak seçilmiştir. Numunelerin hava akımına , rüzgara , rutubete maruz kalmamasına dikkat edildi. Kumaştan numunenin nasıl alındığı aşağıda gösterilmiştir :
5.DENEYİN YAPILIŞI
Deney metod olarak 2 şekilde yapılır. Bunlardan birincisi özel ölçme yöntemleri kullanarak diğeri ise özel ölçme düzeneği kullanılmadan yapılan ölçümler şeklindedir. Biz bunlardan ikinci yöntemi deneyimizde uyguladık. Bu nedenle deney düzeneğinde anlatılan alete ihtiyaç duyulmadan deney tamamen manuel olarak yapılmıştır. 8 adet numune uygun olarak alındıktan sonra kumaşın kenarından belli bir ölçüde katlanmıştır. Bu ölçü kumaşın gramajı ile orantılı olarak standartlaştırılmıştır. Bizim kullandığımız boyutlarda (100-500) de kumaşın 1 cm katlanması uygundur. Alınan 4 çözgü numunesinin 2 sinin düz yönü diğer 2 sinin ters yönünde işlem yapılmıştır. Atkı için de aynı şey uygulanmıştır. Numuneler kesildikten sonra üzerlerine hangi yönde (atkı-çözgü) ve kumaşın ön mü arka mı yüzünün katlandığı A1D,A2D,A1T,A2T,Ç1D,Ç2D,Ç1T,Ç2T şeklinde harflerle belirtilmiştir. Numune bir ucundan eni 1 cm ve boyu numune eni kadar olan bir kağıt yardımıyla 1 cm katlandı. Bu kağıdın kullanılmasının nedeni iki taraftaki liflerin basınç nedeni ile birbirlerinin içine girmesini engellemektir. Kumaşlar katlanırken elimizi kenarına bastırıp kat izi oluşturmamaya da dikkat ettik. Daha sonra kenarından 1 cm katlanan kumaş iki lam arasına kondu.
Kumaşlar lamlar arasına koyulduktan sonra üzerlerine 500’er kg.lık ağırlıkları koyduk. Elimizde yeterli ağırlık bulunmadığından her iki numune için bir ağırlık kullanılmıştır. Kumaşlar katlandıktan sonra 1 saat beklendi. 1 saat sonra 8 numunenin de üzerindeki ağırlıklar alınıp numuneler serbest bırakıldı. Bundan tam 5 dakika sonra ilk değer olan 5 için ilk ölçüm yapılır. Bundan 55 dakika sonra da 60 için ölçüm yapılır. Ölçüm yaparken iletki, merkezi kumaşın katlandığı köşeye konuldu ve üzerindeki tel yardımıyla kumaş katının kenarı aynı hizaya getirilerek ölçüm yapıldı. Okunan değer katlanma açısı oldu. Eğer katlanmış kenarın her iki tarafı da aynı eğimde olmadığı durumlarda , her iki yönden de ayrı ayrı ölçüm yapıldı ve iki ölçüm değerinin ortalaması bir değer olarak kabul edildi. 5 dakika ve 60 dakika sonra ölçümler de tamamlanınca deney tamamlanmış oldu. Ölçümler yapılırken hiçbir şekilde numunelere dokunmamaya ,hava akımına ve rüzgara maruz kalmamasına dikkat ettik. Aksi taktirde deney sonuçları olumsuz yönde etkilenebilir.
6.SONUÇLAR
Deney sonuçları aşağıda tablo halinde verilmiştir :
ANA NUM.
İPLİK
YÖNÜ KUMAŞ YÜZÜ DENEY SAYISI BURUŞ-
MAZLIK AÇISI (5) BURUŞ-
MAZLIK AÇISI
(60) FIRLAMA AÇISI
(0) BURUŞ-
MAZLIK DERECE-
Sİ
(%)
1
ATKI DÜZ 1
2 88
54 100
116 63,9
37,10 27,16
30,07
TERS 1
2 58
61 78
70 27,5
43,2 13,96
13,17
ÇÖZGÜ DÜZ 1
2 58
56 78
60 27,5
46,2 13,96
10,3
TERS 1
2 53
57 74
72 22,5
31,2 12,10
12,6
TABLO 1 : DENEY SONUÇ TABLOSU
ORTALAMA BURUŞMAZLIK DERECESİ(%)
İPLİK YÖNÜ
ATKI ÇÖZGÜ
BEZ YÜZÜ
DÜZ TERS DÜZ TERS
ORT. BURUŞMAZLIK DERECESİ (%) 28,615 13,56 12,04 12,35
STANDART
SAPMA 2,057 0,558 2,58 0,02
TABLO 2 : ORTALAMA BURUŞMAZLIK DERECESİ TABLOSU
Deney sonuçları incelenecek olursa bulunan buruşmazlık derecelerinin çok düşük olmadığı görülmektedir. Ayrıca atkı ve çözgü yönündeki değerlerin birbirlerine çok yakın çıkması ve dolayısıyla standart sapmaların düşük çıkması kumaştaki bölgesel lif farklılıklarının çok az olduğunu veya deneyin yapılışında çok fazla bir hata olmadığı anlamına gelebilir.
Buradaki ortalama buruşmazlık derecesi , buruşmazlığın istendiği yerlerde kullanılmaya uygun değerlerdedir. Bu değerlerin çıkmasında kumaşın yapılmış olduğu lifin , özellikle polyester liflerinin buruşmaya karşı yüksek direnç özelliğinden kaynaklanmış olabilir. Örneğin kumaşımız keten elyafından yapılsaydı buruşmalar daha çok görülecek , buruşmazlık açıları çok daha küçük çıkacaktı. Bu da tekstilde her elyafın, üzerine bir ağırlık etkidiğinde buruşmaya karşı davranışının farklı olduğunu gösterir.
Buruşmazlık derecesini etkileyen bir diğer husus da kumaşın gördüğü apre işlemleri olabilir. Bu işlemde kullanılan buruşmazlık maddesi konsantrasyonu arttıkça buruşmazlık açıları da artmaktadır.
Bu deneyde yapılabilecek ve deney sonuçlarını etkiyecek olan en önemli nokta kumaşa deney sırasında dokunulması veya kumaşın rüzgardan ve hava akımlarından etkilenmesi olabilir. ama başta da belirtildiği gibi çok fazla hata yapıldığı söylenemez.
BURUŞMAZLIK DERECESİNİN TAYİNİ
DENEY RAPORU
1.AMAÇ
Selülozik liflerden yapılmış tekstil materyallerinin kalite özellikleri şişme , çekme ve buruşma özellikleri ile yakından ilgilidir. Kumaşlara uygulanılan diğer mekanik testler gibi bu teste de belli bir fiziksel etki altında kalan kumaşın bu etkiye karşı performansı ölçülecektir. Burada ölçülmek istenen çeşitli hammaddelerden üretilmiş her türlü dokuma kumaşın kullanım sırasında maruz kaldıklar etkilere karşı buruşmazlık derecesini ölçmektir. Bilindiği gibi her kumaştan her türlü etkiye karşı aynı performansı göstermesi beklenemez. Bu tür özellikler kullanılacakları yere göre önem kazanır.
2.GENEL BİLGİLER
Bu deneyde TS 390 “ Dokunmuş Kumaşlarda Katlanma Açısının Ölçülmesi Yoluyla Buruşmazlık Derecesinin Tayini” adlı standart esas alınmıştır.
İlk olarak selüloz liflerinden yapılmış mamullerin niçin buruştuğunu ve ıslanınca niçin çektiğini anlatacağım:
Su ve bir çok kimyasal madde kristalitlerin içerisine nüfuz edememekte , ancak amorf bölgedeki kristalitlerin yüzeyindeki selüloz makromolekülleriyle reaksiyona girebilmektedir. Kristalitler , fibriller lif eksenine oldukça paralel bir şekilde bulunduklarından , bunların arasına giren boşluklara giren su molekülleri , liflerin ve dolayısıyla ipliklerin kesitlerinin şişmesine yol açmaktadır. İpliklerin kesitlerinin şişmesi ise kumaşların çekmesine neden olmaktadır.
Kumaşı oluşturan tekstil liflerinin içindeki lif elementleri , yani kristalitler mikrofibriller ve makrofibriller bir denge halinde bulunmamaktadırlar. Dışarıdan herhangi bir kuvvet etki ettiğinde , lif elementleri bu kuvvetin etkisiyle birbirine göre kayarak yeni bir denge meydana getirirler. Etki eden kuvvet kalktığında , yeni meydana gelmiş olan denge tamamen eski haline dönemediğinden de , mamul buruşmuş olur.
Su moleküllerinin kristalitler arasına girmesi zorlaştırılırsa , liflerin şişmesi ve dolayısıyla kumaşların çekmesi ; lif elementlerinin birbirine göre kayması zorlaştırılırsa , kumaşların buruşması önlenmiş olmaktadır. Bunun için iki olanak vardır:
a) Lif elementleri arasındaki boşluklar , yani amorf bölgeler herhangi bir maddeyle doldurulursa , buralara su girmesi zorlaşacağı gibi , bir kuvvet etkisi altında lif elementlerinin birbirine göre kayması da zorlaşmış olur.
b) Mamul , selüloz makromolekülleriyle reaksiyona girebilen bifonksiyonel bileşiklerle muamele edilirse lif elementleri arasında köprü bağları meydana gelmektedir. Böylece lif elementlerinin hareketliliği kısıtlanmış olur.
Buruşmazlık maddeleri bu iki yöntemden birine göre reaksiyon vermektedir. Bu maddelerden istenen başlıca özellikleri şöyle sıralayabiliriz :
- Kontrol edilebilen reaktivite
- Yüksek kalıcı ütü izi değerleri
- Düşük çekmeler
- Düşük aşınma kaybı
- Düşük gerilme ve yırtılma mukavemeti kaybı
- Apre maddesi ve apreli kumaşın hidrolize karşı direnci
- Yüksek kuru ve yaş buruşmazlık değerleri
- Apreli kumaşın klora karşı direnci
- Yumuşak veya tok tutum
- Boyalı kumaşlarda renk tonu veya haslık özelliklerine etki etmeme
- Reaktif veya direkt boyalarla boyanmış kumaşların özellikle kritik ışık haslığı özelliklerini azaltmama
- Kumaşın beyazlığını etkilememe
- İyi absorblama özelliği
- Apreli kumaştan açığa çıkan formaldehitin az olması
- Ekonomik ve kolay uygulama metodları
Buruşmazlık bitim işleminde kullanılan yardımcı madde konsantrasyonunun tekstil mamulünun bazı özelliklerini nasıl etkilediği aşağıda verilmiştir:
• Mukavemet : Buruşmazlık maddesi ile işlem görmüş kumaşlarda mukavemet kayıpları meydana gelmektedir. Bunun sebebinin selüloz makromolekülleri arasında meydana gelen çapraz bağların esnekliği azaltması olarak düşünülebilir.
• Boyut değişimi : Buruşmazlık bitim işlemi selüloz liflerinin makromoleküllerinin yerleşim düzenlerinde bazı değişikliklere neden olduğundan boyut değişimini etkileyip kumaşı daha stabil hale getirmektedir. Kumaştaki çekme miktarı , artan buruşmazlık maddesi konsantrasyonuyla azalmaktadır.
• Esneklik : Buruşmazlık maddesi konsantrasyonu arttıkça hem atkı hem de çözgü yönünde esneklik azalmaktadır. Çünkü selüloz makromolekülleri arasında oluşan çapraz bağlar esnekliği azaltmaktadır.
Pamuklu kumaşlarda buruşmazlığı ve kırışıklığı etkileyebilecek diğer bir faktörde merserizasyondur. Özellikle asitle muamelede pamuk lifleri şişmeye maruz kalacaktır. Şişme sonucu liflerde kırışma riski artacaktır.
Bir dokuma kumaş ne kadar sık dokunmuş ise ,iplik ne kadar sıkı bükümlü ise, buruşmaya eğilim de ham maddeye o denli az oranda bağlı olur. Elyaf ne kadar sert ise, kumaş o kadar fazla buruşur ve kırışıklık izleri o denli zor düzelir (keten gibi sak liflerinde ), elyaf ne kadar esnekse , kumaştaki buruşukluk o denli çabuk ortadan kalkar.
Bu deneyde buruşmazlığı ölçerken baz alacağımız değerler çeşitli zamanlardaki ölçülen veya hesaplanan açılar yani buruşmazlık açıları ve sonrasında hesaplanan buruşmazlık derecesidir.
Katlanmazlık açısı kumaşların buruşmazlık yeteneğinin belirlenmesine yarayan niceliktir.
Katlanma açısı ; çözgü ve atkı istikametinde alınan numune kumaşların ,180 derece katlanıp üzerlerine ağırlık koyulup ,bu ağırlık ile bir süre bekleyip, sonra bu ağırlık alındıktan sonra düzelerek, eski hallerine dönerken oluşturdukları açıdır. Ölçülmesi oldukça hassas bir durumdur. Bu deneyde kullanacağımız bir diğer terimde fırlama açısıdır.
Fırlama açısı; numune üzerindeki ağırlık kaldırıldıktan hemen sonraki (0,01 sn) açı değeridir. Ölçümü yapılamaz. 0 ile gösterilir.
log 0 = log 60 – 3,5 log 60 ile hesaplanır.
5
Burada belirtilen 5 yük kaldırıldıktan 5 dakika sonraki açı , 60 ise 60 dakika sonra ölçülen açıdır. Buruşmazlık derecesi ise kumaşın çeşitli etkiler sonucu buruşma durumunu gösteren % cinsinden birimsiz bir büyüklüktür. Buruşmazlık derecesinin formülünü yazacak olursak :
0 . 60
% K = . 100 dür.
1802
3.DENEY DÜZENEĞİ
Deneyde yalnızca numuneleri arasına koymak için lamlar , numuneler arasına konulan ince kağıtlar,istenilen ölçüde numune almak için şablon makas ve 500’er gramlık ağırlıklar kullanılmıştır. En son katlanma açılarını ölçmek için de telli bir iletki kullanılmıştır. Bu aletler bizim deneyimizde yani ölçme metodu kullanılmadan yapılan yöntemde kullanılmaktadır.
4.DENEY NUMUNESİ
Deneyde polyester / pamuk karışımı hammaddeli dokunmuş kumaş kullanılmıştır. Numune alınırken ilk önce çözgü,atkı yönü ve kumaşın tersi yüzü belirlendi. Aldığımız numuneler kumaş kenarından en az 10 cm içerisinden alındı. Çünkü kumaş kenarı her zaman daha zarar görmüş patlaklara , yırtıklara, (cımbardan dolayı) ve kırışıklıklara rastlanabilecek bölgedir. Daha sonra hem çözgü yönünde hem de atkı yönünde 4’er adet toplam 8 adet numune alındı. Numuneleri alırken aynı zamanda kırışık ,hatalı yerlerden alınmamasına ve deney varyasyonunu artırmak için farklı çözgü , atkı iplikleri gelecek şekilde alınmasına dikkat edilmiştir. Deney numunesinin boyutları 10x5 cm olarak seçilmiştir. Numunelerin hava akımına , rüzgara , rutubete maruz kalmamasına dikkat edildi. Kumaştan numunenin nasıl alındığı aşağıda gösterilmiştir :
5.DENEYİN YAPILIŞI
Deney metod olarak 2 şekilde yapılır. Bunlardan birincisi özel ölçme yöntemleri kullanarak diğeri ise özel ölçme düzeneği kullanılmadan yapılan ölçümler şeklindedir. Biz bunlardan ikinci yöntemi deneyimizde uyguladık. Bu nedenle deney düzeneğinde anlatılan alete ihtiyaç duyulmadan deney tamamen manuel olarak yapılmıştır. 8 adet numune uygun olarak alındıktan sonra kumaşın kenarından belli bir ölçüde katlanmıştır. Bu ölçü kumaşın gramajı ile orantılı olarak standartlaştırılmıştır. Bizim kullandığımız boyutlarda (100-500) de kumaşın 1 cm katlanması uygundur. Alınan 4 çözgü numunesinin 2 sinin düz yönü diğer 2 sinin ters yönünde işlem yapılmıştır. Atkı için de aynı şey uygulanmıştır. Numuneler kesildikten sonra üzerlerine hangi yönde (atkı-çözgü) ve kumaşın ön mü arka mı yüzünün katlandığı A1D,A2D,A1T,A2T,Ç1D,Ç2D,Ç1T,Ç2T şeklinde harflerle belirtilmiştir. Numune bir ucundan eni 1 cm ve boyu numune eni kadar olan bir kağıt yardımıyla 1 cm katlandı. Bu kağıdın kullanılmasının nedeni iki taraftaki liflerin basınç nedeni ile birbirlerinin içine girmesini engellemektir. Kumaşlar katlanırken elimizi kenarına bastırıp kat izi oluşturmamaya da dikkat ettik. Daha sonra kenarından 1 cm katlanan kumaş iki lam arasına kondu.
Kumaşlar lamlar arasına koyulduktan sonra üzerlerine 500’er kg.lık ağırlıkları koyduk. Elimizde yeterli ağırlık bulunmadığından her iki numune için bir ağırlık kullanılmıştır. Kumaşlar katlandıktan sonra 1 saat beklendi. 1 saat sonra 8 numunenin de üzerindeki ağırlıklar alınıp numuneler serbest bırakıldı. Bundan tam 5 dakika sonra ilk değer olan 5 için ilk ölçüm yapılır. Bundan 55 dakika sonra da 60 için ölçüm yapılır. Ölçüm yaparken iletki, merkezi kumaşın katlandığı köşeye konuldu ve üzerindeki tel yardımıyla kumaş katının kenarı aynı hizaya getirilerek ölçüm yapıldı. Okunan değer katlanma açısı oldu. Eğer katlanmış kenarın her iki tarafı da aynı eğimde olmadığı durumlarda , her iki yönden de ayrı ayrı ölçüm yapıldı ve iki ölçüm değerinin ortalaması bir değer olarak kabul edildi. 5 dakika ve 60 dakika sonra ölçümler de tamamlanınca deney tamamlanmış oldu. Ölçümler yapılırken hiçbir şekilde numunelere dokunmamaya ,hava akımına ve rüzgara maruz kalmamasına dikkat ettik. Aksi taktirde deney sonuçları olumsuz yönde etkilenebilir.
6.SONUÇLAR
Deney sonuçları aşağıda tablo halinde verilmiştir :
ANA NUM.
İPLİK
YÖNÜ KUMAŞ YÜZÜ DENEY SAYISI BURUŞ-
MAZLIK AÇISI (5) BURUŞ-
MAZLIK AÇISI
(60) FIRLAMA AÇISI
(0) BURUŞ-
MAZLIK DERECE-
Sİ
(%)
1
ATKI DÜZ 1
2 88
54 100
116 63,9
37,10 27,16
30,07
TERS 1
2 58
61 78
70 27,5
43,2 13,96
13,17
ÇÖZGÜ DÜZ 1
2 58
56 78
60 27,5
46,2 13,96
10,3
TERS 1
2 53
57 74
72 22,5
31,2 12,10
12,6
TABLO 1 : DENEY SONUÇ TABLOSU
ORTALAMA BURUŞMAZLIK DERECESİ(%)
İPLİK YÖNÜ
ATKI ÇÖZGÜ
BEZ YÜZÜ
DÜZ TERS DÜZ TERS
ORT. BURUŞMAZLIK DERECESİ (%) 28,615 13,56 12,04 12,35
STANDART
SAPMA 2,057 0,558 2,58 0,02
TABLO 2 : ORTALAMA BURUŞMAZLIK DERECESİ TABLOSU
Deney sonuçları incelenecek olursa bulunan buruşmazlık derecelerinin çok düşük olmadığı görülmektedir. Ayrıca atkı ve çözgü yönündeki değerlerin birbirlerine çok yakın çıkması ve dolayısıyla standart sapmaların düşük çıkması kumaştaki bölgesel lif farklılıklarının çok az olduğunu veya deneyin yapılışında çok fazla bir hata olmadığı anlamına gelebilir.
Buradaki ortalama buruşmazlık derecesi , buruşmazlığın istendiği yerlerde kullanılmaya uygun değerlerdedir. Bu değerlerin çıkmasında kumaşın yapılmış olduğu lifin , özellikle polyester liflerinin buruşmaya karşı yüksek direnç özelliğinden kaynaklanmış olabilir. Örneğin kumaşımız keten elyafından yapılsaydı buruşmalar daha çok görülecek , buruşmazlık açıları çok daha küçük çıkacaktı. Bu da tekstilde her elyafın, üzerine bir ağırlık etkidiğinde buruşmaya karşı davranışının farklı olduğunu gösterir.
Buruşmazlık derecesini etkileyen bir diğer husus da kumaşın gördüğü apre işlemleri olabilir. Bu işlemde kullanılan buruşmazlık maddesi konsantrasyonu arttıkça buruşmazlık açıları da artmaktadır.
Bu deneyde yapılabilecek ve deney sonuçlarını etkiyecek olan en önemli nokta kumaşa deney sırasında dokunulması veya kumaşın rüzgardan ve hava akımlarından etkilenmesi olabilir. ama başta da belirtildiği gibi çok fazla hata yapıldığı söylenemez.