10-06-2008, 02:28 PM
ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ HAZIR GİYİME ÇALIŞIYOR
5 yılda milyar dolar
Perakende uzmanları alışveriş merkezlerinin toplam cirosunu 4 milyar dolar olarak hesaplıyor. Bu rakam önümüzdeki 5 yıl içinde 10 milyar dolara kadar çıkacak. Aynı tarihte Türkiye’de 150’nin üzerinde alışveriş merkezi olacağı tahmin ediliyor. Bu konunun hazır giyim için dikkat çekici tarafı, alışveriş merkezlerinde yapılan harcamaların yüzde 90’a varan oranlarda hazır giyime yönelmesi.
Pek çok kişinin bazen bir tam gününü bile geçirebildiği alışveriş merkezleri sanki on yıllardan beri hayatımızda. Alışverişten yemeğe, sinemadan eğlenceye kadar bir çok uğraşı sığdırabildiğimiz bu merkezler gerçekten de 21. yüzyılın en büyük fenomenlerinden biri. Eski zamanın panayırlarına benzetilen bu merkezlerin tarihi ise zannettiğimiz kadar eskilere dayanmıyor. İnsanların 1950’li yıllarda şehirlerden çıkıp banliyölere yerleşmesi ile sokak mağazacılığına alternatif olarak gelişmeye başlayan alışveriş merkezlerinin sayısı bugün ABD'de 44 bini aşmış durumda. Bu merkezlerin yıllık cirosu ise 600 milyon dolara ulaşıyor. Türkiye'nin modern anlamda ilk alışveriş merkeziyle tanışması 1988 yılında Galleria'nın faaliyete geçmesiyle oldu. Aradan geçen 17 yılda sektör 1990’lı ve 2000’li yıllarda hızlı bir ilerleme gösterdi. 1980’lerin sonuna kadar sadece üç alışveriş merkezi projesi gerçekleşirken, 1990’larda 32, 2000’lerde ise 61 alışveriş merkezi açılarak, Mart 2005 itibariyle 97 alışveriş merkezine ulaştı. Bu hızlı ilerleme en çok İstanbul’da gerçekleşse de diğer iller de bu gelişmeden nasibini aldı. Yapılan yatırımlarla Ankara, Adana, İzmit, Çorlu, İzmir, Bodrum, Gaziantep, Diyarbakır ve Bursa gibi kentler de modern alışveriş merkezleri ile tanıştı. Yine de toplam 1.780.821 metrekareye ulaşan kiralanabilir alışveriş merkezi alanının yüzde 39’u İstanbul, yüzde 61’i ise diğer kentlerde bulunuyor.
AKDENİZ FAVORİ
Alışveriş merkezi projelerinin geliştirilmesi, yönetilmesi ve kiralanması alanında hizmet veren Ece Türkiye Genel Müdürü Aydın Yurdum, yeni yatırımlarda Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinin ön plana çıkacağını belirtiyor. Güney illerinde ciddi bir nüfus artışı yaşandığına dikkat çeken Yurdum’a göre, Antalya’da yeni alışveriş merkezleri için önemli bir potansiyel mevcut.
Yurdum’un verdiği bilgilere göre Ankara'da da son yıllarda yapılan alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artıyor. Ayrıca Sivas, Eskişehir, Ankara ve Antalya'da proje aşamasında olan yeni alışveriş merkezleri bulunuyor. Antalya’da gelişmelere dikkat çeken perakende sektörünün en önemli isimlerinden Alkaş Danışmanlık’ın Sahibi Avi Alkaş bu durumu turizm sektöründe yaşanan gelişmeye bağlıyor. 2005 yılında Antalya’da başta DEEPO Outlet Center olmak üzere üç yeni alışveriş merkezinin hizmete gireceğini hatırlatan Alkaş, “Antalya'da 3 yeni alışveriş merkezinin açılacak olması yatırımların sadece Akdeniz’de yoğunlaştığı anlamına gelmiyor. Türkiye’nin her ilinde yeni alışveriş merkezleri açılıyor” diyor.Son zamanlarda özellikle Eskişehir, Malatya, Samsun gibi Anadolu illerinde de yerel yatırımcılar tarafından alışveriş merkezleri inşa ediliyor.
SAYI YETERSİZ
Tüm bu gelişmelerle rağmen diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’de kişi başına düşen alışveriş merkezi alanı gelişmiş ülkelerin hayli altında. Avrupa’nın 34 ülkesinde toplam 83,3 milyon metrekare kiralanabilir alan ve 4 bin 315 adet aktif alışveriş merkezi bulunuyor. Tek tek ülkelere bakıldığında ise 13,5 milyon metrekare kiralanabilir alan ile İngiltere listenin başında yer alırken, onu 12,8 milyon metrekare ile Fransa takip ediyor. Bununla beraber son beş yıl içinde Litvanya, Ukrayna, Slovenya, Slovakya gibi Doğu Avrupa ülkelerinde ve pek çok yatırımcının hedef pazarı olan Rusya’da alışveriş merkezleri sektöründe çok hızlı bir ilerleme yaşanıyor. Bin kişiye düşen kiralanabilir alan hesaplamasında ise 734 metrekare ile ilk sırada yer alan Norveç’i Hollanda ve İsveç takip ediyor. Türkiye bu sıralamada 23 metrekare ile son sıralarda yer alıyor. Avi Alkaş, “Merkez sayısı ve kiralanabilir alan hesaplamasında sektör gelişmiş gibi gözüküyor olsa da bu oranı nüfus ile kıyasladığımızda sektörün büyümeye başladığını söyleyebiliriz. 2004 yılı perakende sektörü için umut veren bir yıl olmuştu. 2005’te de bu olumlu gelişmeyi gören yabancı yatırımcılar Türkiye’ye yönelecektir. Ayrıca satın alma gücünün ve kişi başına gelirin de artmasıyla sektör daha da gelişecektir” diyor.
Günümüzde alışveriş merkezi perakendeciliği en az sokak perakendeciliği kadar gelişmiş durumda. Alışveriş merkezleri perakendecilere öncelikle farklı lokasyon fırsatları ile büyüme olanağı sunuyor.
2010'DA 150 MERKEZ
Mevcut alışveriş merkezlerinin perakende sektörünün ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğinin altını çizen Aydın Yurdum, “35 bin metrekarelik bir alışveriş merkezinde toplam çıkan mağaza adedi 140'tır. Verdiğimiz arza göre talep çok fazla. Çünkü çok fazla marka var. Türkiye'de birçok yabancı marka pazara giriyor. Çoğu zaman yeni gelen markalara yer ayırmakta çok zorlanıyoruz. Alışveriş merkezi sayısı 2010 yılında 150'ye çıkacak. Türkiye'de hem yeni markaların çıkması hem de alışveriş merkezi sayısının her geçen gün artması büyük bir rekabet ortamı yaratacak. Bu rekabetin markalar ve alışveriş merkezleri arasında yaşanacağını öngörüyorum. Bu nedenle perakendecilerin daha temkinli ve dikkatli olması gerekiyor. Doğru planlanmış ve konumlanmış bir alışveriş merkezinde mağaza açmak markanın bilinirliği açısından büyük önem taşıyor” diye konuşuyor. Alışveriş merkezlerinin toplam cirosunu yaklaşık 4 milyar dolar olarak hesaplayan Yurdum’a göre, pazar gelecek beş içinde 10 milyar dolara ulaşacak.Günümüzde alışveriş merkezi perakendeciliği en az sokak perakendeciliği kadar gelişmiş durumda. Alışveriş merkezleri perakendecilere öncelikle farklı lokasyon fırsatları ile büyüme olanağı sunuyor. Son yıllardaki trendlere paralel olarak alışveriş merkezleri çok farklı sosyal ortamlar yaratarak alışverişi hedefe yönelik bir zorunluluk olmaktan çıkarıp insanların sosyalleşebildikleri, yaşam zevklerini ve aynı zamanda tüketim ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir fırsat haline geliyor. Perakendecilerin alışveriş merkezlerinin tüketiciye sunduğu çeşitlerin sinerjisinden faydalandığını belirten Avi Alkaş, “Alışveriş merkezlerinde tüketicilere sağlanan olanaklar sayesinde merkezlerde yer alan markalar da tüketiciler tarafından olumlu algılanıyor. Merkezlerin klimalı olması sayesinde yaz ve kış dengeli bir ortamda yapılan alışveriş daha zevkli ve kolay bir hale sokuluyor. Tüm bu özelliklerden dolayı perakendecilerin alışveriş merkezlerinde yer almaları markalarının gelişmesi açısından çok önemli yer tutuyor” diyor. Alışveriş merkezlerinin trend olmasındaki en önemli nedeninin mekan sıkıntısı olduğunu söyleyen Ece Türkiye Genel Müdürü Aydın Yurdum da Alkaş gibi tüketicinin zaman kaybetmeden ve hava koşullarından etkilenmeden tüm markaları bir arada görebileceği alışveriş merkezlerinin markaların gelişmesi için ideal bir ortam oluşturduğunu belirtiyor.
SADECE ALIŞVERİŞ YETMİYOR
Günümüzde alışveriş merkezlerinin dünya trendlerine baktığımızda artık sadece ihtiyaçları karşılamak için alışveriş yapılan mekanlar olmaktan çıktıklarını görüyoruz. Alışveriş merkezleri artık ailelerin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirdikleri buluşma mekanları, çevrede yaşayanların kültürel ve sanatsal faaliyetleri takip edebildikleri sosyal alanlar olarak da hizmet veriyor.
Bu durumda ziyaretçiler merkezin ve mağazaların çekiciliğinden dolayı ihtiyaçtan değil sadece canları çektiği için de alışveriş yapabiliyor. Bu değişimden nasibini alan Türkiye’de de artık alışveriş merkezleri bünyesinde eğlence, kültür, sanat ve alışveriş gibi birçok unsuru barındıran birer yaşam merkezleri haline gelmeye başladı. Eskimeye yüz tutmuş, hiçbir farklılık barındırmayan merkezler ve perakende mağazaları günümüzün etkin tüketicilerine çekici gelmiyor. Tüketiciler; yeni, farklı, yaratıcı ve kendilerine iyi gelen mekanlarda vakit geçirmeyi tercih ediyor. Bir merkezde ziyaretçilere çekici gelen, o merkezi farklı kılan özelliklerin başında spor merkezi, eğlence birimleri, tiyatro-konser salonu, sinema salonu, spa ve güzellik merkezi gibi hizmetler yer alıyor. Öte yandan alışveriş merkezleri çoğaldıkça farklılaşıyor. Klasik alışveriş merkezlerinin yanında Mayadrom tarzında ‘yaşam tarzı’ merkezleri, outlet merkezleri, mahalle merkezleri, yarı açık alışveriş merkezleri gibi projeler geliştiriliyor.
18 MİLYON ZİYARETÇİ
Alışveriş merkezlerine giden ziyaretçi sayıları merkez büyüklüğüne, alışveriş merkezinin yer aldığı bölgenin demografik özelliklerine, ulaşım olanaklarına, bölgedeki konut ve işyeri sayısına, görünürlük ve lokasyon gibi etkenlere göre değişiklik gösteriyor.
Türkiye’nin en çok ziyaretçi çeken alışveriş merkezi yılda yaklaşık 18 milyonla Akmerkez. Profilo, Carousel, Capitol gibi alışveriş merkezleri de 8 ila 13 milyon arasında ziyaretçiyi ağırlıyor. Tüketiciler alışveriş merkezinde ortalama 2,5 saat geçiriyor. Ece Türkiye'nin yöneticiliğini yaptığı alışveriş merkezlerinde her yıl gerçekleştirdikleri anket sonuçlarına göre ziyaretçilerin ortalamada yüzde 70 ile yüzde 88'i alışveriş merkezlerini haftada bir günden fazla ziyaret ediyor, yüzde 82'si merkeze alışveriş yapmak amacıyla geliyor. Tüm alışveriş merkezlerinde yapılan alışverişlerin büyük bir bölümü tekstil ürünlerine yönelik. Bu oran kimi alışveriş merkezlerinde yüzde 90'lara kadar çıkıyor. Ziyaretçilerin yüzde 92'si 49 yaşın altında. 20-39 yaş arası ziyaretçiler tüm ziyaretçilerin yüzde 70'ini oluşturuyor. Ziyaretçilerinin cinsiyetlerine göre dağılımında ise oranlar arasında çok fark olmamasına rağmen, erkeklerin sayısı kadınlardan daha fazla olduğu ortaya çıkıyor.
5 yılda milyar dolar
Perakende uzmanları alışveriş merkezlerinin toplam cirosunu 4 milyar dolar olarak hesaplıyor. Bu rakam önümüzdeki 5 yıl içinde 10 milyar dolara kadar çıkacak. Aynı tarihte Türkiye’de 150’nin üzerinde alışveriş merkezi olacağı tahmin ediliyor. Bu konunun hazır giyim için dikkat çekici tarafı, alışveriş merkezlerinde yapılan harcamaların yüzde 90’a varan oranlarda hazır giyime yönelmesi.
Pek çok kişinin bazen bir tam gününü bile geçirebildiği alışveriş merkezleri sanki on yıllardan beri hayatımızda. Alışverişten yemeğe, sinemadan eğlenceye kadar bir çok uğraşı sığdırabildiğimiz bu merkezler gerçekten de 21. yüzyılın en büyük fenomenlerinden biri. Eski zamanın panayırlarına benzetilen bu merkezlerin tarihi ise zannettiğimiz kadar eskilere dayanmıyor. İnsanların 1950’li yıllarda şehirlerden çıkıp banliyölere yerleşmesi ile sokak mağazacılığına alternatif olarak gelişmeye başlayan alışveriş merkezlerinin sayısı bugün ABD'de 44 bini aşmış durumda. Bu merkezlerin yıllık cirosu ise 600 milyon dolara ulaşıyor. Türkiye'nin modern anlamda ilk alışveriş merkeziyle tanışması 1988 yılında Galleria'nın faaliyete geçmesiyle oldu. Aradan geçen 17 yılda sektör 1990’lı ve 2000’li yıllarda hızlı bir ilerleme gösterdi. 1980’lerin sonuna kadar sadece üç alışveriş merkezi projesi gerçekleşirken, 1990’larda 32, 2000’lerde ise 61 alışveriş merkezi açılarak, Mart 2005 itibariyle 97 alışveriş merkezine ulaştı. Bu hızlı ilerleme en çok İstanbul’da gerçekleşse de diğer iller de bu gelişmeden nasibini aldı. Yapılan yatırımlarla Ankara, Adana, İzmit, Çorlu, İzmir, Bodrum, Gaziantep, Diyarbakır ve Bursa gibi kentler de modern alışveriş merkezleri ile tanıştı. Yine de toplam 1.780.821 metrekareye ulaşan kiralanabilir alışveriş merkezi alanının yüzde 39’u İstanbul, yüzde 61’i ise diğer kentlerde bulunuyor.
AKDENİZ FAVORİ
Alışveriş merkezi projelerinin geliştirilmesi, yönetilmesi ve kiralanması alanında hizmet veren Ece Türkiye Genel Müdürü Aydın Yurdum, yeni yatırımlarda Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinin ön plana çıkacağını belirtiyor. Güney illerinde ciddi bir nüfus artışı yaşandığına dikkat çeken Yurdum’a göre, Antalya’da yeni alışveriş merkezleri için önemli bir potansiyel mevcut.
Yurdum’un verdiği bilgilere göre Ankara'da da son yıllarda yapılan alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artıyor. Ayrıca Sivas, Eskişehir, Ankara ve Antalya'da proje aşamasında olan yeni alışveriş merkezleri bulunuyor. Antalya’da gelişmelere dikkat çeken perakende sektörünün en önemli isimlerinden Alkaş Danışmanlık’ın Sahibi Avi Alkaş bu durumu turizm sektöründe yaşanan gelişmeye bağlıyor. 2005 yılında Antalya’da başta DEEPO Outlet Center olmak üzere üç yeni alışveriş merkezinin hizmete gireceğini hatırlatan Alkaş, “Antalya'da 3 yeni alışveriş merkezinin açılacak olması yatırımların sadece Akdeniz’de yoğunlaştığı anlamına gelmiyor. Türkiye’nin her ilinde yeni alışveriş merkezleri açılıyor” diyor.Son zamanlarda özellikle Eskişehir, Malatya, Samsun gibi Anadolu illerinde de yerel yatırımcılar tarafından alışveriş merkezleri inşa ediliyor.
SAYI YETERSİZ
Tüm bu gelişmelerle rağmen diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’de kişi başına düşen alışveriş merkezi alanı gelişmiş ülkelerin hayli altında. Avrupa’nın 34 ülkesinde toplam 83,3 milyon metrekare kiralanabilir alan ve 4 bin 315 adet aktif alışveriş merkezi bulunuyor. Tek tek ülkelere bakıldığında ise 13,5 milyon metrekare kiralanabilir alan ile İngiltere listenin başında yer alırken, onu 12,8 milyon metrekare ile Fransa takip ediyor. Bununla beraber son beş yıl içinde Litvanya, Ukrayna, Slovenya, Slovakya gibi Doğu Avrupa ülkelerinde ve pek çok yatırımcının hedef pazarı olan Rusya’da alışveriş merkezleri sektöründe çok hızlı bir ilerleme yaşanıyor. Bin kişiye düşen kiralanabilir alan hesaplamasında ise 734 metrekare ile ilk sırada yer alan Norveç’i Hollanda ve İsveç takip ediyor. Türkiye bu sıralamada 23 metrekare ile son sıralarda yer alıyor. Avi Alkaş, “Merkez sayısı ve kiralanabilir alan hesaplamasında sektör gelişmiş gibi gözüküyor olsa da bu oranı nüfus ile kıyasladığımızda sektörün büyümeye başladığını söyleyebiliriz. 2004 yılı perakende sektörü için umut veren bir yıl olmuştu. 2005’te de bu olumlu gelişmeyi gören yabancı yatırımcılar Türkiye’ye yönelecektir. Ayrıca satın alma gücünün ve kişi başına gelirin de artmasıyla sektör daha da gelişecektir” diyor.
Günümüzde alışveriş merkezi perakendeciliği en az sokak perakendeciliği kadar gelişmiş durumda. Alışveriş merkezleri perakendecilere öncelikle farklı lokasyon fırsatları ile büyüme olanağı sunuyor.
2010'DA 150 MERKEZ
Mevcut alışveriş merkezlerinin perakende sektörünün ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğinin altını çizen Aydın Yurdum, “35 bin metrekarelik bir alışveriş merkezinde toplam çıkan mağaza adedi 140'tır. Verdiğimiz arza göre talep çok fazla. Çünkü çok fazla marka var. Türkiye'de birçok yabancı marka pazara giriyor. Çoğu zaman yeni gelen markalara yer ayırmakta çok zorlanıyoruz. Alışveriş merkezi sayısı 2010 yılında 150'ye çıkacak. Türkiye'de hem yeni markaların çıkması hem de alışveriş merkezi sayısının her geçen gün artması büyük bir rekabet ortamı yaratacak. Bu rekabetin markalar ve alışveriş merkezleri arasında yaşanacağını öngörüyorum. Bu nedenle perakendecilerin daha temkinli ve dikkatli olması gerekiyor. Doğru planlanmış ve konumlanmış bir alışveriş merkezinde mağaza açmak markanın bilinirliği açısından büyük önem taşıyor” diye konuşuyor. Alışveriş merkezlerinin toplam cirosunu yaklaşık 4 milyar dolar olarak hesaplayan Yurdum’a göre, pazar gelecek beş içinde 10 milyar dolara ulaşacak.Günümüzde alışveriş merkezi perakendeciliği en az sokak perakendeciliği kadar gelişmiş durumda. Alışveriş merkezleri perakendecilere öncelikle farklı lokasyon fırsatları ile büyüme olanağı sunuyor. Son yıllardaki trendlere paralel olarak alışveriş merkezleri çok farklı sosyal ortamlar yaratarak alışverişi hedefe yönelik bir zorunluluk olmaktan çıkarıp insanların sosyalleşebildikleri, yaşam zevklerini ve aynı zamanda tüketim ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir fırsat haline geliyor. Perakendecilerin alışveriş merkezlerinin tüketiciye sunduğu çeşitlerin sinerjisinden faydalandığını belirten Avi Alkaş, “Alışveriş merkezlerinde tüketicilere sağlanan olanaklar sayesinde merkezlerde yer alan markalar da tüketiciler tarafından olumlu algılanıyor. Merkezlerin klimalı olması sayesinde yaz ve kış dengeli bir ortamda yapılan alışveriş daha zevkli ve kolay bir hale sokuluyor. Tüm bu özelliklerden dolayı perakendecilerin alışveriş merkezlerinde yer almaları markalarının gelişmesi açısından çok önemli yer tutuyor” diyor. Alışveriş merkezlerinin trend olmasındaki en önemli nedeninin mekan sıkıntısı olduğunu söyleyen Ece Türkiye Genel Müdürü Aydın Yurdum da Alkaş gibi tüketicinin zaman kaybetmeden ve hava koşullarından etkilenmeden tüm markaları bir arada görebileceği alışveriş merkezlerinin markaların gelişmesi için ideal bir ortam oluşturduğunu belirtiyor.
SADECE ALIŞVERİŞ YETMİYOR
Günümüzde alışveriş merkezlerinin dünya trendlerine baktığımızda artık sadece ihtiyaçları karşılamak için alışveriş yapılan mekanlar olmaktan çıktıklarını görüyoruz. Alışveriş merkezleri artık ailelerin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirdikleri buluşma mekanları, çevrede yaşayanların kültürel ve sanatsal faaliyetleri takip edebildikleri sosyal alanlar olarak da hizmet veriyor.
Bu durumda ziyaretçiler merkezin ve mağazaların çekiciliğinden dolayı ihtiyaçtan değil sadece canları çektiği için de alışveriş yapabiliyor. Bu değişimden nasibini alan Türkiye’de de artık alışveriş merkezleri bünyesinde eğlence, kültür, sanat ve alışveriş gibi birçok unsuru barındıran birer yaşam merkezleri haline gelmeye başladı. Eskimeye yüz tutmuş, hiçbir farklılık barındırmayan merkezler ve perakende mağazaları günümüzün etkin tüketicilerine çekici gelmiyor. Tüketiciler; yeni, farklı, yaratıcı ve kendilerine iyi gelen mekanlarda vakit geçirmeyi tercih ediyor. Bir merkezde ziyaretçilere çekici gelen, o merkezi farklı kılan özelliklerin başında spor merkezi, eğlence birimleri, tiyatro-konser salonu, sinema salonu, spa ve güzellik merkezi gibi hizmetler yer alıyor. Öte yandan alışveriş merkezleri çoğaldıkça farklılaşıyor. Klasik alışveriş merkezlerinin yanında Mayadrom tarzında ‘yaşam tarzı’ merkezleri, outlet merkezleri, mahalle merkezleri, yarı açık alışveriş merkezleri gibi projeler geliştiriliyor.
18 MİLYON ZİYARETÇİ
Alışveriş merkezlerine giden ziyaretçi sayıları merkez büyüklüğüne, alışveriş merkezinin yer aldığı bölgenin demografik özelliklerine, ulaşım olanaklarına, bölgedeki konut ve işyeri sayısına, görünürlük ve lokasyon gibi etkenlere göre değişiklik gösteriyor.
Türkiye’nin en çok ziyaretçi çeken alışveriş merkezi yılda yaklaşık 18 milyonla Akmerkez. Profilo, Carousel, Capitol gibi alışveriş merkezleri de 8 ila 13 milyon arasında ziyaretçiyi ağırlıyor. Tüketiciler alışveriş merkezinde ortalama 2,5 saat geçiriyor. Ece Türkiye'nin yöneticiliğini yaptığı alışveriş merkezlerinde her yıl gerçekleştirdikleri anket sonuçlarına göre ziyaretçilerin ortalamada yüzde 70 ile yüzde 88'i alışveriş merkezlerini haftada bir günden fazla ziyaret ediyor, yüzde 82'si merkeze alışveriş yapmak amacıyla geliyor. Tüm alışveriş merkezlerinde yapılan alışverişlerin büyük bir bölümü tekstil ürünlerine yönelik. Bu oran kimi alışveriş merkezlerinde yüzde 90'lara kadar çıkıyor. Ziyaretçilerin yüzde 92'si 49 yaşın altında. 20-39 yaş arası ziyaretçiler tüm ziyaretçilerin yüzde 70'ini oluşturuyor. Ziyaretçilerinin cinsiyetlerine göre dağılımında ise oranlar arasında çok fark olmamasına rağmen, erkeklerin sayısı kadınlardan daha fazla olduğu ortaya çıkıyor.