10-06-2008, 02:25 PM
Hazır giyim sektörü mü, Moda endüstrisi mi?
Hazır giyim sektörünü bir kenarından tanıyan herkes, sektörün en büyük hedefinin bir moda fuarı yaratmak olduğunu bilir.
Gerçekten de uluslararası moda fuarları takvimine girmiş, yani küresel markaları, dev perakende zincirlerini kendine çeken bir fuarınız yoksa, gerçek bir moda endüstrisine sahip olduğunuzdan bahsedemezsiniz. Londra, New York, Paris ve Milano’da örneklerini gördüğümüz Moda Haftaları da bu kapsamda değerlendirilmeli.
İtalya, Fransa, İspanya gibi moda üreten ülkelerin nasıl moda markaları varsa, moda fuarları ve moda haftaları da başlı başına birer marka.
İşte İstanbul Moda Show ve ona bağlı olarak yapılan Fashion Festival bu eksiği doldurmak için tasarlandı.
Bu girişim, başarılı olmak için gereken tüm imkanlara sahip görünüyor. Sektörün tamamı açıkça fuarı destekliyor. Adını bildiğimiz kalbur üstü tüm tasarımcılar hiç duraklamadan göreve soyundular. Firmalar olağanüstü bir iddia ile fuara hazırlandı...
Ufak tefek eleştirecek şeyler bulmak mümkündür elbette. Ancak tablonun tamamına baktığınızda görünen bir şey var. Türk hazır giyim sektörü, ya da artık daha sık kullanılan şekliyle Türk Moda Endüstrisi durduğu yerde durmuyor.
Sektör önüne koyduğu hedeflere bir bir ulaşıyor. Fuar sonrasında dergimize bir değerlendirme yapan İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da bu gelişimin altını çiziyor. Bundan on sene önce hayal olarak değerlendirilen fikirler bugün ulaşılmayı bekleyen hedefler olarak önümüzde duruyor.
Hedefler bu kadar netleşmiş, adımlar bu kadar sıklaşmışken artık biz de yavaş yavaş hazır giyim sektörüne “Moda Endüstrisi” demeye başlamalıyız galiba.
Hazır giyim sektörünü bir kenarından tanıyan herkes, sektörün en büyük hedefinin bir moda fuarı yaratmak olduğunu bilir.
Gerçekten de uluslararası moda fuarları takvimine girmiş, yani küresel markaları, dev perakende zincirlerini kendine çeken bir fuarınız yoksa, gerçek bir moda endüstrisine sahip olduğunuzdan bahsedemezsiniz. Londra, New York, Paris ve Milano’da örneklerini gördüğümüz Moda Haftaları da bu kapsamda değerlendirilmeli.
İtalya, Fransa, İspanya gibi moda üreten ülkelerin nasıl moda markaları varsa, moda fuarları ve moda haftaları da başlı başına birer marka.
İşte İstanbul Moda Show ve ona bağlı olarak yapılan Fashion Festival bu eksiği doldurmak için tasarlandı.
Bu girişim, başarılı olmak için gereken tüm imkanlara sahip görünüyor. Sektörün tamamı açıkça fuarı destekliyor. Adını bildiğimiz kalbur üstü tüm tasarımcılar hiç duraklamadan göreve soyundular. Firmalar olağanüstü bir iddia ile fuara hazırlandı...
Ufak tefek eleştirecek şeyler bulmak mümkündür elbette. Ancak tablonun tamamına baktığınızda görünen bir şey var. Türk hazır giyim sektörü, ya da artık daha sık kullanılan şekliyle Türk Moda Endüstrisi durduğu yerde durmuyor.
Sektör önüne koyduğu hedeflere bir bir ulaşıyor. Fuar sonrasında dergimize bir değerlendirme yapan İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da bu gelişimin altını çiziyor. Bundan on sene önce hayal olarak değerlendirilen fikirler bugün ulaşılmayı bekleyen hedefler olarak önümüzde duruyor.
Hedefler bu kadar netleşmiş, adımlar bu kadar sıklaşmışken artık biz de yavaş yavaş hazır giyim sektörüne “Moda Endüstrisi” demeye başlamalıyız galiba.